ANA SAYFA   İLETİŞİM   WEBMAIL   SİTE HARİTASI   ARAMA   BELGE KONTROL   ÜYE GİRİŞİ TMMOB

İMO ANA SAYFA
Üye İşlemleri Tescilli İşyerleri Kongre Sempozyum Çalıştay Programı GENÇ-İMO Sıkça Sorulan Sorular

19 AĞUSTOS 2022, CUMA   

9

İMO 48. DÖNEM ÇALIŞMA PROGRAMI YAYINLANDI

    Yayına Giriş Tarihi: 10.06.2022 00:00   Güncellenme Zamanı: 14.06.2022 15:18:36  Yayınlayan Birim: GENEL MERKEZ  
 

Güncellenme Zamanı: 10.06.2022 17:03:55

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası 48. Dönem Çalışma Programı Yayınlandı

İMO 48. Dönem Çalışma Programı Yayımlandı

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası 48. Dönem Çalışma Programı Yayımlandı 

TMMOB

İnşaat Mühendisleri Odası

48. Dönem Çalışma Programı

(2022-2024)

 

1- GİRİŞ

48. Genel Kurulumuzda kabul edilen sonuç bildirgemiz Yönetim Kurulumuza amaç ve ilke olarak yön vermektedir. Genel Kurulumuzun göstermiş olduğu hedefler sadece Yönetim Kurulunun 48. Dönem aktivitelerine değil, tüm Oda birimlerinin çalışmalarına yön vermektedir.

Ayrıca, Danışma Kurulumuzdan çıkan değerli görüş ve öneriler 48. Dönem boyunca Yönetim Kurulu ve ilgili kurul-komisyonların gündeminde yer alacaktır.

 1.1-     TEMEL İLKELER

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası önümüzdeki dönem savaş-salgın-kriz üçgeninde, daha güzel yarınlar için aşağıdaki taleplerin takipçisi olacaktır (48. Genel Kurul Sonuç Bildirgesinden):

1.1.1.   Emperyalist savaşlara ve işgallere karşı yurtta barış, dünyada barış ilkesi kılavuzumuzdur.

1.1.2.   Toplumsal barış, bilimsel gelişme ve demokratik işleyiş için laiklik ilkesi vazgeçilmezimizdir.

1.1.3.   Demokratik bir Anayasa, çoğulcu demokratik parlamenter sistem ve eşitlikçi seçim sistemi ülkemizin temel ihtiyacıdır.

1.1.4.  Ülkemizde toplumsal cinsiyet eşitsizliği kaynaklı çığ gibi büyüyen sorunların çözümü için cinsiyet eşitliği temelli politikalar hayata geçirilmelidir. İstanbul Sözleşmesi uygulanmalıdır.

1.1.5.    Evrensel ve adil bir hukuk düzeni için yargı organlarının bağımsızlığı ve güçler ayrılığı hayati önemdedir. 

1.1.6.  Tahrip edilen devlet kurumları yeniden yapılandırılmalı, devlet kadrolarında her düzeyde görevlendirilecek yurttaşlar liyakat esasına ve objektif kriterlere göre belirlenmeli ve görevlendirilmelidir.

1.1.7.    Eğitim ve sağlık kamusal bir hizmettir. Nitelikli eğitim ve sağlık hizmetine ücretsiz ulaşım temel insan hakkıdır. Bu hakkın kullanılmasının önündeki engeller kaldırılmalıdır.

1.1.8. YÖK kaldırılmalı üniversiteler demokratik ve özerk bir yapıya kavuşturulmalıdır.

1.1.9.    Sendikalar, meslek örgütleri, demokratik kitle örgütlerinin önündeki tüm engeller ve kısıtlamalar kaldırılmalıdır.

1.1.10. Her sektörde üretimin artırılmasını, işsizliğin minimum seviyelere indirilmesini, hakça paylaşımın gerçekleştirilmesini hedefleyen, planlamaya dayalı, kamucu bir ekonomik sistemin kurulması hedeflenmelidir.

 

1.2-        ÖRGÜTSEL DAVRANIŞ İLKELERİ

Yönetim Kurulumuz yapacağı çalışmalarda ve etkinliklerinde,

1.2.1.    Ülkenin bağımsızlığını, çevre ve tarihi değerlerin ve kültürel mirasın korunmasını, ülke kaynaklarının ve toplum çıkarlarının gözetilmesini, demokrasi talebi ve insan hak ve özgürlüklerinin savunulmasını, laikliğe ve bilimin yol göstericiliğine önem ve özen gösterilmesini,

1.2.2.    Yurtta barış, dünyada barış ilkesinin savunulmasını,

1.2.3. Meslek ve meslektaş sorunlarının ülkenin ve halkın sorunlarından ayrılamayacağını,

1.2.4.  Odayı vesayet altında bırakabilecek yaklaşımlardan ve ilişkilerden uzak durulmasını,

1.2.5.  Başta TMMOB ve bağlı Odaları olmak üzere, diğer meslek kuruluşları, sendikalar ve demokratik kitle örgütleriyle iş birliği ve güç birliğinin artırılmasını,

1.2.6.  Üye-Oda ilişkilerinde, üyenin işlerinin kolaylaştırılmasını, bütün üyelere eşit mesafede durulmasını,

1.2.7.    Karar alma süreçlerinde demokratik ve katılımcı olunmasını,

1.2.8. Kadın üyelerin örgütsel çalışmalarda etkin kılınmasını, karar alma mekanizmalarında yer almasına öncelik verilmesini,

           gözetecektir. 

1.3- GENEL KURULUMUZUN TESPİT ETTİĞİ ANA SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

İşsizlik

İnşaat Mühendisleri arasında 2012 yılında %6 civarında olduğu tahmin edilen işsizlik oranının 2020`de %19, 2021 yılında ise %30`lara yaklaştığı görülmektedir.

Serbest piyasa kurallarının sermaye lehine maliyetleri düşürme politikaları, mühendislik hizmetlerinin fiilen ortadan kaldırılmasına veya niteliğinin düşürülmesine sebebiyet vermektedir. Hükümetler ve devlet organları ise bu duruma ya seyirci kalmakta ya da çıkar grupları yanında saf tutmaktadır.

Yukarıda bahsedilen işsizlik oranlarına rağmen ülkemizde önemli ölçüde mühendislik hizmeti açığı bulunmaktadır. Mühendislik hizmetlerindeki açık her depremde, sel ve heyelanda topluma bedel ödettirmektedir. Verilmeyen her mühendislik hizmeti enerji kaybı, maliyet artışı, israf, güvenlik açığı olarak karşımıza çıkmaktadır.

Oysa kamu yararını gözeten bir anlayış değişikliği ve basit önlemlerle kâğıt üzerinde veriliyormuş gibi görünen mühendislik hizmetlerinin gerçekten yapılmasını sağlamak ve bu sayede işsizliği ortadan kaldırmak mümkündür. Bu hizmetlerin kâğıt üzerinden gerçeğe dönüşmesi, topraklarının neredeyse tamamı deprem gibi afet riskleri taşıyan ülkemizin can ve mal güvenliği açısından da son derece önemlidir.

 

Bu çerçevede;

-Yapı denetim kuruluşlarında ve laboratuvarlarda çalışan/çalışması gereken personelin varlığını, faaliyetlerini daha sıkı denetleyecek mekanizmalar kurulmalı, bu personelin kamu hizmeti yaptığı gerçeğinden yola çıkarak kamu görevlisi olarak hakları ve ücretleri güvenceye alınmalı, bağımsızlıkları ve güvenlikleri sağlanmalıdır.

-Şantiye şefliği hizmetlerinin veriliyor olması yönünde denetim mekanizmaları oluşturulmalı, her şantiyeye bir şef istihdamı sağlanmalı, şantiye şefliğinde inşaat mühendislerinin oranı arttırılmalı, şantiye şeflerinin hak ve ücretleri yasal güvenceye alınmalıdır.

-Kamu kurumlarında, yatırımcı kuruluşlarda, belediyelerde kadro açıkları ivedilikle kapatılmalı, kamu kurumlarında zaafa uğratılan mühendislik-kontrollük hizmetleri yeniden tesis edilmeli, kamu kurumlarına personel alımlarında yandaşlığa son verilerek liyakate önem verilmeli, sözlü sınav kaldırılmalıdır.

-Depreme hazırlık, zorunlu bir kamu görevi ve hizmetidir. Bu çerçevede yerel yönetimler dahilinde bina, altyapı izleme ve inceleme birimleri oluşturulmalı, gerek envanter çalışmaları gerekse iskan sonrası periyodik denetimleri yapılmalı, bu işler için mühendis ve mimar istihdamı sağlanmalıdır.

-Yapım, proje ve müşavirlik hizmetleri için yapılan kamu ihalelerindeki anahtar teknik personel sayısı artırılmalı işin gerekliliğine göre gerçekçi bir düzeye çıkarılmalıdır. Bu personelin çalıştırılıp çalıştırılmadığının kontrolüne önem verilmelidir.

-Ruhsata tabi işlerde faaliyet gösteren müteahhitlik firmaları için, yaptıkları işlerle uyumlu oranda mühendis-mimar ve yardımcı teknik eleman istihdamı zorunlu hale getirilmelidir.

-Ülkemizdeki uluslararası projelerde veya yurt dışında hizmet veren müteahhitlik, müşavirlik veya özel hizmet firmalarının Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı mühendis ve mimarları tercih etmeleri, teşvik veya cezai yöntemlerle tesis edilmelidir.

-TMMOB yasasına TMMOB ve bağlı Odaların asgari ücret belirleme hak ve yetkisi eklenmeli, meslektaşlarımız için SGK ile TMMOB arasında imzalanan Ücretli Çalışan Mühendis, Mimar ve Şehir Plancılarının Asgari Ücret Denetim Protokolü ivedilikle tekrar yürürlüğe konulmalıdır. 

Proje - Müşavirlik

Günümüzde ve özellikle konut sektöründe proje hizmetleri çok büyük bir nitelik erozyonuna uğramış bulunmaktadır. Serbest piyasa koşulları vahşi bir sömürü ortamı yaratırken, mühendislik diplomasına sahip herkesin proje üretebilme imkânı ise haksız bir rekabet ortamı yaratmaktadır. "İmzacılık" olarak adlandırılan, hizmet üretmeden sorumluluk alıp bürokrasiyi tamamlama işlemleri diğer alanlarda olduğu gibi projecilik alanlarında da ne yazık ki oldukça yaygın bir şekilde sürmektedir.

Oysa sağlıklı ve güvenli yapılaşmanın en önemli mühendislik ayağı projecilik ve müşavirlik hizmetleridir. 

Bilgi ve deneyim gerektiren bu hizmetlerin sağlıklı bir şekilde verilebilmesi için;

-Proje üretiminde ve müşavirlik hizmetlerinde bilgi ve deneyim sahibi yetkin kişilerin hizmet verebilmesini sağlamak amacıyla 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkındaki Kanun ile 6235 sayılı TMMOB Kanunlarında gerekli değişiklikler yapılmalıdır.

-Proje ve müşavirlik alanlarında da asgari ücret belirleme yetkisi TMMOB ve bağlı odalarına verilmeli ve uygulaması takip edilmelidir.

-Meslek örgütlerinin, üyelerinin mesleki faaliyetlerini takip edebilmeleri, denetleyebilmeleri ve belgelendirebilmeleri için önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.

-Proje ve müşavirlik alanında çalışan bürolar desteklenmeli, çeşitli vergi muafiyetleri getirilmelidir. 

Yapı Denetim

4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunda kurgulanan sistemde, denetim hizmetinin "kamusal" niteliği yok sayılmış ve ticarileştirilmiştir. Oysa yapı denetim hizmeti piyasa dengelerine ve serbest piyasanın rekabetçi koşullarına terk edilemez.

Sistemin asli unsurları olan yapı denetim kuruluşları doğası gereği kar amaçlıdır. Devlet bu kuruluşlar üzerinde etkin bir denetim mekanizması da kuramamıştır. Dolayısıyla Yasa kapsamında, inşa edilen yeni yapıların, istenilen düzeyde, güvenli, sağlıklı ve kaliteli olması sağlanamamıştır.

Yapı denetim sisteminde kurucu ortakları da dâhil olmak üzere proje ve uygulama denetçisi, uygulama denetçisi, kontrol mühendisi, laboratuvar denetçisi, proje müellifi ya da şantiye şefi olarak çok sayıda mühendis ve mimar yer almaktadır. Sistem, bünyesindeki her bir aktör için farklı sorunlar barındırmaktadır.

Yapı denetim kuruluşlarının ortakları verilen hizmet için alınan bedellerin azlığından şikâyet etmekte; denetim hizmetlerinde yaşanan kalite sorununu, "imzacı" tabir edilen çalıştırılmaksızın imzası kullanılan mühendisleri, fiilen çalıştırılan mühendislere ödenen ücretlerin yetersizliğini devlet tarafından belirlenen bu bedelin yetersiz kalışına bağlamaktadır. Bu yakınmalarda haklılık payı vardır elbette. Zira devlet 595 sayılı KHK ile oluşturulan yapı denetim sisteminde %4-8 oranında belirlediği hizmet bedelini müteahhit kesimin baskıları ile 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun sürecinde önce %3`e sonra da %1,5`e düşürmüştür. Hizmet bedelleri üzerinde bu kadar oynanması ve giderek azaltılması dahi yapı denetim sisteminin nitelikli yapı üretimini sağlama hedefinden ne kadar uzak olduğunun, hukuki deyimle "şekli zorunluluk" tan dolayı oluşturulduğunun açık bir göstergesidir.

Sistemde denetçi, kontrol elemanı ve şantiye şefi olarak yer alan mühendis ve mimarlar ise ekonomik sorunların yanı sıra ücretli çalışmanın getirdiği sorunlarla da boğulmaktadır. Meslektaşlarımız, hem yapı denetim firmalarının denetlemekle yükümlü olduğu alanın fazlalığı hem de birçok denetçi ve kontrol elemanının sadece diplomalarının ve imzalarının kullanılması nedeniyle firmaların tüm iş yükünü omuzlarında taşımakta; üstlendikleri sorumluluğa göre son derece düşük ücretlerle çalıştırılmakta; bırakınız mühendislik asgari ücretini zaman zaman devletin belirlediği asgari ücretten bile daha az ücret almakta, üstelik hak ettikleri ücretleri dahi zamanında alamamakta; her an işsiz kalabileceği endişesi taşımakta; şirket sahipleri ve yöneticilerinin hiyerarşik baskılarına maruz kalmakta; bir yandan yapı üretim sürecinde görev alan eğitimsiz ve vasıfsız usta, kalfa ve işçi gibi meslek mensupları ile uğraşırken diğer yandan yapı sahibi veya yüklenici tarafından proje dışı imalatları görmezden gelmeye zorlanmaktadır.

İşveren vekili sıfatı nedeniyle yapı işyerlerinde iş kazaları da dahil olmak üzere yapı işyerlerinde oluşabilecek her türlü sorunun doğrudan muhatabı olan şantiye şefleri, tam zamanlı olarak çalışmaları gerekirken sistemde aynı zamanda 5 ayrı işyerinde şantiye şefliği yapmalarına olanak tanınması nedeniyle, üstlendikleri tüm bu sorumlulukların gereklerini yerine getirmekten uzaktır.

Sistemin sağlıksız kurgusu ve suistimaller nedeniyle görevini layıkıyla yapamayan ya da firma sahipleri tarafından ruhsatlı projesine aykırı uygulamalara onay vermeye zorlanan birçok mühendis ve mimara, Bakanlık tarafından açılan soruşturmalar sonucu meslekten men cezasına varan cezalar verilmektedir. Sistem yarattığı kaosun tek suçlusu olarak emeği ile kazanan mühendis ve mimarları görmekte ve hedef tahtasına oturtmaktadır. Zira yasanın uygulama sürecinde karşılaşılan güçlükler giderilmediği gibi yapılan değişiklikler sadece yapı denetim firmaları lehine olmuş, sayıları yüz binleri bulan mühendis ve mimar çalışanlar için koşullarını iyileştirici en ufak bir düzenleme yapılmamıştır.

-Sağlıklı işleyen bir sistemde planlama, projelendirme, üretim ve denetim hizmetlerinin birbirinin olmazsa olmazı ve tamamlayıcısı olduğu gerçeğinden hareketle başta İmar Kanunu olmak üzere Yapı Denetim Kanunu, Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ve ilgili tüm Kanunlar ve bağlı yönetmelikleri kamu yararı ilkesi gözetilerek ve bütüncül bir anlayışla yeniden düzenlenmelidir.

-Mevcut Yapı Denetim Yasasının öngördüğü, ticari yanı ağır basan yapı denetim şirketi modeli yerine; uzmanlık ve etik değerlere sahip yapı denetçilerinin etkinliğine dayalı, meslek odalarının sürece etkin katılımını sağlayacak yeni bir denetim süreci modeli hayata geçirilmelidir. Bu modellemede proje denetimi ile yapı denetimi birbirinden ayrılmalıdır.

-Mesleğinde tecrübeli ve etik değerlere sahip mühendis ve mimarların görev üstlenmelerini sağlayabilmek için, meslek odalarının anayasal hakkı olan "belgelendirme yetkisi" Bakanlık tarafından kabul edilmeli ve bu çerçevede gerekli düzenlemeler ivedilikle yapılmalıdır. Sistemde görev alan tüm mühendis, mimarların sicilleri kayıtlı oldukları meslek odaları tarafından tutulmalıdır.

-Meslektaşlarımızın etkin ve verimli çalışması için sistem içerisinde uygun çalışma ortamları sağlanmalı, özlük hakları iyileştirilmeli ve TMMOB asgari ücretinin altında ücret almamaları sağlanmalı, TMMOB asgari ücretinin altında bir bedelle mühendis, mimar çalıştırdığı tespit edilen yapı denetim kuruluşlarına cezai yaptırım uygulanmalıdır.

-Mevzuata uygun etkin bir denetim hizmeti verilebilmesi amacıyla yapı denetim kuruluşları için belirlenen hizmet bedeli artırılmalıdır.

-Şantiye şeflerinin tam zamanlı olarak şantiyelerde istihdamı sağlanmalıdır.

İnşaat Mühendisliği Eğitimi

Hâlihazırda verilmekte olan inşaat mühendisliği eğitiminin artık iflas etmekte olduğunu söylemek çok da yanlış olmayacaktır. Ülkemizdeki mühendislik eğitiminin belli bir planlamaya göre yapılmadığını, özel üniversitelerin bölüm açma reflekslerinin günlük piyasa kurallarına göre oluştuğunu, o dönem hangi meslekler popüler ise birer "müşteri" olan öğrencilerin yönelimlerinden nemalanma çabasına girildiğini, devlet üniversitelerinin ve bölümlerinin ise tamamen siyasal popülizm sebebiyle açıldığını biliyoruz. Son yıllarda düşürülüyor olmalarına rağmen doldurulamayan kontenjanlar, bundan böyle bu politikaların kaldırılamaz-sürdürülemez olduğunu göstermektedir. Doğaldır ki gençlerimiz 4-5 yılını (emeğini, zamanını, parasını) harcayıp işsiz kalacakları bir mesleğe yönelmiyorlar. Bu durum mesleğimizin geleceği açısından son derece kaygı vericidir.

-Tüm ikinci öğretimler kapatılmalıdır.

-Teknoloji fakültelerinde inşaat mühendisliği eğitimine son verilmeli ve ara eleman yetiştirilmesi amacıyla yeniden yapılandırılarak inşaat alanına katkı vermeleri sağlanmalıdır.

-Her üniversiteye inşaat mühendisliği bölümü açılması anlayışından vazgeçilmelidir. Altyapı ve üstyapısı eksik olan üniversitelerdeki inşaat mühendisliği bölümleri kapatılmalı, buralardaki teknik imkân ve öğretim üyesi kaynakları ülke ihtiyaçlarına göre belirlenecek sayıda üniversitede bir plana bağlı olarak toplulaştırılmalıdır.

-İnşaat mühendisliğinde verimli bir eğitimin verilebilmesine yönelik olarak öğrencilerden istenmesi gereken asgari temel bilgi seviyeleri nesnel olarak tespit edilmeli, bu seviyeye karşılık gelen bir önceki yıla ait başarı sırası ilgili yılın taban başarı sırası olarak kabul edilmelidir. Vakıf üniversitelerinde, aynı üniversitede öğrenciler arasında temel bilgi seviye farkı oluşmasına izin verilmemelidir.

-Üniversiteye giriş sınavlarında baraj puanı uygulamasına geçilmeli, inşaat mühendisliği mesleğinin önemine karşılık gelecek bir seviyeye çıkarılmalıdır.

-Akademik kadrolaşmada liyakat ön planda tutulmalıdır. Akademik çalışmalar ve buna bağlı unvanlarda hassas, özenli ve bilimsel etiğe uygun davranılmalıdır.

-Her öğrenciye rahat yaşam olanakları sağlanmalı, karşılıksız ve şartsız burs verilmelidir.

-Üniversitelerin bütçeleri ile akademik personelin ücretleri artırılmalıdır.

-Üniversiteler özerkleşmeli, YÖK kaldırılmalıdır.

-Akademik personelin teknokentler aracılığı ile ticari ilişkiler içerisine girmesi engellenmeli, üniversitelerin kendi mezunlarıyla rekabet eder hale gelmesi önlenmelidir. Üniversitelerin sektörlerle ilişkileri ARGE faaliyetleri veya özel proje danışmanlığından öteye geçmemelidir. 

Yetkin Mühendislik ve Belgelendirme

Bilim ve teknolojinin günümüzde eriştiği düzeyde, mühendislik ve mimarlık lisans eğitimi "meslek yaşamı boyunca sürecek eğitime olanak sağlayan temel eğitim" olarak da tanımlanmaktadır. Bu bağlamda, gerek "mesleki yeterlilik" gerekse "uzmanlık" ancak lisans eğitimi sonrasında meslek içi eğitim ve deneyim ile kazanılabilir. Bu nedenle üniversiteden mezun olanların asgari bir meslek deneyimi elde etmeden, toplumun güvenliğini, sağlığını ve refahını doğrudan etkileyen alanlarda faaliyet göstermesi doğru değildir.

Yetkin Mühendislik meslektaşlarımız açısından, mesleki niteliği artıran, eğitimi meslek hayatının tamamına yaymayı amaçlayan, bilgiyi dinamik kılan, mesleki alanımıza adil ve eşitlikçi özellik kazandıran, öğrenmeyi ve gelişimi sürekli kılan, etik değerlere bağlılığı zorunlu hale getiren bir uygulama olarak görülmektedir. Yetkin Mühendisliğe, inşaat mühendisliği uygulamalarının etkinleştirilmesi, niteliğinin artırılması, mesleki uygulamalarda toplum yararının gözetilmesi ve güvenilir hizmet verilmesini sağlayacak bir misyon yüklemiştir. Bu haliyle Yetkin Mühendislik mesleki niteliğin artırılmasının yanı sıra toplumsal bir ihtiyaç durumundadır.

Bu ihtiyaç 10 yıllardır dile getiriliyor ve devlet kurumları dahil hemen herkes tarafından kabul ediliyor olmasına rağmen hala yok sayılmaktadır. Çünkü Yetkin Mühendislik uygulamasının ve belgelendirme işlemlerinin adresi, doğası gereği ilgili meslek kuruluşlarıdır. Meslek alanlarının niteliğinin artırılarak düzenlenmesi ve mesleki yetkilendirmenin mesleki formasyona göre yapılması kimi çıkar çevrelerince engellenmektedir.

İnşaat Mühendisleri Odası ve TMMOB bugüne kadar pek çok model oluşturmuş ve uygulamaya çalışmıştır. Meslek örgütlerinin bu zengin deneyimlerinin hayata geçirilmesi için 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkındaki Kanun ile 6235 sayılı TMMOB kanunlarında gerekli değişiklikler yapılmalıdır.

 

1.4- GENEL KURULUMUZUN YÖNETİM KURULUMUZA VERMİŞ OLDUĞU GÖREVLER

1.4.1. Odamız işleyişini kurallara bağlayıp tarif eden tüm yönetmelik ve yönergelerin, günümüz ihtiyaç ve gelişmeleri çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi ve değişiklik gerektirdiği, öngörülen yönetmeliklerin düzenlenerek Danışma Kurulunun da görüşü alınmak suretiyle gerekli değişiklikleri görüşmek için, yeri, tarihi ve süresi 48. Dönem Yönetim Kurulunca belirlenecek olan Olağanüstü Genel Kurul yapılmasını, Olağanüstü Genel Kurul çalışmalarını yürütmek üzere 48. Dönem Yönetim Kurulunun görevlendirilmesi,

1.4.2.  Güncel yönetmeliklere göre çalışma alanı olan proje müellifliği, teknik uygulama sorumluluğu, şantiye şefliği hizmetleri veren ama hukukta herhangi bir düzenlemesi olmayan ve bu sebeple sınırsız ve süresiz sorumluluğa sahip mesleğimizin hukuki mevzuatlarda sorumluluğu ve bu sorumluluk süresinin tanımlanması için gerekli çalışmaların yapmak üzere 48. Dönem Yönetim Kurulunun görevlendirilmesi,

1.4.3.   2860 sayılı Yardım Toplama Kanununa göre, Odamızın ihtiyaç sahibi genç-İMO üyelerini belirlemesi ve burs vermek isteyen üyelerden aldığı yardımı öğrencilere sistematik bir şekilde ulaştırması, İçişleri Bakanlığı Dernekler Dairesi Başkanlığından alacağı izin ve denetim doğrultusunda mümkündür. Talep eden şubelerin burs vermek isteyen üyelerden alacağı yardımlarla genç-İMO üyelerine burs imkânı sağlayabilmesi için Oda Başkanlığımızın İnşaat Mühendisleri Odası mevzuatının ilgili yönetmeliğinde öğrenci bursu verilmesine dair 48. Dönem Yönetim Kurulunun çalışma yapması,

1.4.4. Kamuda çalışan inşaat mühendisleri çalıştıkları kurum tarafından görevlendirdikleri işlerde meydana gelen iş kazalarında işçilerin ve diğer kazalarda vatandaşların yaralanmaları veya ölümleri nedeniyle yargılanmakta ancak kurum avukatları avukatlık desteği ve vekillik hizmeti, kurum ise tazminat ödemelerinde maddi destek vermemektedir. Bundan dolayı yargılanan meslektaşlarımız artık mesleklerinden soğuyarak daha pasif görevlere çekilmeyi tercih etmektedirler. Kamuda çalışan inşaat mühendislerine iş kazaları ve diğer kazalarda yargılanmaları nedeniyle kurum avukatlarınca vekillik hizmeti ve kurumca tazminat ödemeleri için maddi destek verilmesinin sağlanması için 48. Dönem Yönetim Kurulunun çalışma yapması,

1.4.5. Kadınlar, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü, yıllara dayalı mücadeleleri ile bir hak ve mücadele günü olarak kazanmıştır. Odamızın tüm birimlerinde çalışan kadın arkadaşlarımızın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününde, idari izinli olmaları bu mücadeleye omuz vermek için anlamlıdır. Bu çerçevede 48. Dönem Yönetim Kurulunun çalışma yapması,

1.4.6.  4734 sayılı Kamu İhale Kanunu vb. diğer mevzuat dahilinde ihale edilen yapım işleri kapsamında kamu idaresi adına yapı denetimi görevini üstlenen teknik personel, yapım işlerinin yürütülmesi veya tamamlanması sonrasında tabi oldukları Sayıştay denetimleri neticesinde zaman zaman zimmet çıkartılması durumu ile karşılaşmaktadır. Zimmet suçlamaları genellikler denetimi yapan, teknik olmayan, Sayıştay personeli ve denetlenen teknik personel arasındaki ortak iletişim dilinin kullanılamamasına bağlı anlaşmazlıktan kaynaklanmakta, bilahare süreç dosyaya dönüşmekte ve nihayetinde anlaşılmakla birlikte özellikle soruşturmaya muhatap olan teknik personel üzerinde manevi ve psikolojik sorunlara neden olmaktadır. Zira gerek suçlamalar ve gerekse diğer meslektaşların kişiye bakış açısı tüm bu süreçte yıpratıcı olabilmektedir. Bununla birlikte, zaman zaman usul açısından da haksız yere zimmet kararı verilebilmektedir. Bu ve benzeri durumlarda meslektaşlarımızın mağdur olmaması, risklerini paylaşabilmeleri açısından mesleki sorumluluk poliçeleri temin edilmek üzere gerekli yasal altyapı ve özellikle sigorta sektörünce bu konuya yönelik ürünlerin hazırlanması için 48. Dönem Yönetim Kurulunun çalışma yapması,

1.4.7.  "Oda`dan alınan üyelik belgelerinin geçerlilik süresi belge tarihinden itibaren 30 (otuz) gündür" maddesi nedeniyle üyeler şantiye şefliği ve proje belgelerinde belgenin alındığı tarih ile ruhsatın verildiği tarih arasında genellikle 30 günden fazla süre olması nedeni ile sorun yaşayabilirler. Bu konuda çalışma yapmak üzere 48. Dönem Yönetim Kurulunun çalışma yapması, 

 

2-ÖRGÜTSEL ÇALIŞMALAR

2.1.TMMOB VE İKK

TMMOB varlığıyla ve yasasıyla mühendislik-mimarlık alanlarının birliğini ve gücünü temsil etmektedir. TMMOB`nin gücü bağlı olan odaların etkinliği ve gücünden kaynaklanmaktadır. Sorunları ortak olan mühendis ve mimar camiasının sorunlara karşı çözümleri ve bu çözümler için vereceği mücadele de ortak olacaktır. Güç birlikten doğar, kazanımlar örgütlü mücadeleyle alınır.

TMMOB`nin ayrılmaz ve önemli bir parçası olarak ilkelerimiz ve çalışma programımız çerçevesinde, Oda Merkezinin TMMOB`de, Birimlerimizin İKK`larda karar ve faaliyet süreçlerine daha aktif katılım sağlaması gerekmektedir. Bu doğrultuda Şube ve Temsilciliklerimiz teşvik ve takip edilecektir.

2.2. ODA MERKEZİ

2.1.1. Oda merkezinin, hizmet, faaliyet ve koordinasyon kabiliyetinin güçlendirilmesi amacıyla atılan adımların devamlılığı çerçevesinde, Oda merkezinin organizasyon şeması revize edilmesi, profesyonel hizmet ve kadrolar ile güçlendirilmesi hedeflenmektedir.

2.1.2.   İMO Merkezi Bilgisayar Yazılımının yenilenerek çağın gerektirdiği hız ve işlem kolaylığına kavuşturulması planlanmaktadır.

2.1.3.    Oda merkezi ve şubelerde yapılan etkinliklerin dijital olarak arşivlenmesi için gerekli çalışmalar yapılacaktır.

2.1.4.    Onur Kurulu işlemlerinin hızlandırılması için yöntemler geliştirilecek, ÇŞB Yapı Denetiminden gelen dosyalar için ilkesel kararlar alınarak, bir yandan Odanın çalışma yükü ve masrafları azaltılacak, diğer yandan Yapı Denetim Sisteminin çarpıklığından kaynaklanan sorunlar nedeniyle üyelerimizin mağduriyetleri giderilmeye çalışılacaktır.

2.1.5. Denetleme Kurulunun yaptığı denetimlerde tespit ettiği sorun ve eksikliklerin zaman geçirmeden giderilmesi için gerekli tedbirler alınacaktır.

2.1.6. İnşaat Mühendisleri Yardımlaşma Vakfının canlandırılarak burs, yardımlaşma ve dayanışma etkinlikleri için yeniden yapılandırılması ve gelirlerinin artırılması hedeflenmektedir. 

2.3. ŞUBE VE TEMSİLCİLİKLER

Birimlerde üretilen/geliştirilen her türlü çalışmanın Odamız geneline yaygınlaştırılmasının olanakları zorlanacak, iş birliği ve kolektivizm teşvik edilecektir.

Şubelerimiz;

- Örgütsel misyon,

- Toplumsal sorumluluk,

- Üye ilişkileri ve katılım,

- Yerel yönetimler, devlet kurumları ve üniversitelerle ilişkiler,

- Kent ve çevre sorunlarına karşı duyarlılık,

- Çalışma ve ilgi alanlarındaki zenginlik,

- Eğitim, bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmaları,

- Üyelerin mesleki davranışlarını takip,

- Temsilciliklerine hakimiyet,

- Ortak ya da merkezi karar ve politikalara uyum,

- Mali yapısı ve ilişkileri,

açısından izlenecek ve tüm Şubeler periyodik olarak bilgilendirilecektir. Şubelere ilişkin nihai rapor hazırlanacaktır.

Şube Oluşumu: Şubeler, şube olmasını öngördüğü temsilciliklerini 2022 yılı sonuna kadar Oda Yönetim Kuruluna bildireceklerdir. Bu bildirim, temsilciliklerin yukarıda belirtilen konulardaki yetkinlik ya da düzeylerini içermek zorundadır. İlgili temsilcilikler 2023 yılı içerisinde Oda Yönetim Kurulu tarafından izlenecek, oluşturulacak rapor Yönetim Kurulunun kanaatleriyle birlikte Danışma Kuruluna ve Olağan Genel Kurula sunulacaktır.

2.4. GENÇ-İMO

2020 yılından bu yana yaşanan Kovid-19 pandemisi genç-İMO örgütlenmesini büyük oranda etkilemiştir. Üniversitelerin uzaktan eğitime geçip kapanması ve toplantı yasakları sınıf ve üniversite temsilcilik seçimlerini olanaksız kılmış Meclis toplantıları bile yapılamaz hale gelmiştir. Oysa genç-İMO örgütlülüğü, bir yandan İMO`nun üniversite öğrencileri içerisinde tanınmasını sağlarken, diğer yandan öğrencilerin mesleki, sosyal ve yönetsel faaliyetlerin içerine girmelerine olanak sağlayan bir yapılanma özelliğini taşımaktaydı. Bu nitelikleriyle genç-İMO, İnşaat Mühendisleri Odasının kadrolarının yenilenmesi süreçlerinde de önemli ve etkili olmaktaydı.

genç-İMO`nun yeniden ve daha sağlıklı bir yapılandırılmaya kavuşması amacıyla ve genç-İMO üyelerinin etkin katılımıyla;

-        genç-İMO yönetmeliğinin revize edilmesi,

-        genç-İMO kamplarının yeniden organize edilmesi,

-        Çeşitli sosyal sorumluluk projeleri geliştirilmesi,

-        Şube ve Temsilciliklerin genç-İMO örgütlenmesi ile daha çok ilgilenmesinin sağlanması,

-        Şube ve Temsilciliklerin genç-İMO üyelerinin staj sorunlarını çözmelerinde yardımcı olmaları hedeflenmektedir. 

2.5. ODA MECLİSİ

Kurulduğu günden bu yana büyüyen ve çeşitlenen üye profili, ülkenin tamamına yayılmış örgütlenme ağı, zenginleşen mesleki ve bilimsel etkinlikleri, ülkenin demokratik gelişimi ve toplumun çıkarları doğrultusundaki çalışmaları, önemli bir maddi kaynağa ve duran varlığa sahip olması, Odamızı bir yandan güçlendirirken diğer yandan yönetilmesini zorlaştırmaktadır.

Kuşkusuz ki bir kurumun güçlenmesi, o kurumun sadece üye sayısının artmasıyla tarif edilemez. Tüm kaynakların (insan, bilgi, emek, deneyim, maddi varlık vs.) etkin bir şekilde organize edilerek amaca yönlendirilmesi ve bu kaynakların yeniden üretilip geliştirilmesi şeklindeki bir tarif, güçlü bir kuruluş tanımı açısından yanlış olmayacaktır.

Zayıf bağlarla birbirinden ayrıştırılmış otonomik yapılar bir kurumun güçlenmesinde en önemli engeli teşkil eder.  Ancak katılımcı ve paylaşımcı olmayan merkezi bir yapı da, güçlü ve etkili bir kurumun varlığının devamı için tehdit unsurudur.

Dolayısıyla merkezi bütünlüğü koruyarak, katılımcı, paylaşımcı, bütünleştirici ve demokratik bir karar alma mekanizmasının oluşturulması, tüm kurumlar gibi, Odamız için de hayati bir konudur.

Ayrıca Odamızın ulaştığı bu seviyenin neden olduğu yüksek tempolu çalışma zorunluluğu, Yönetim kurullarının ağırlaşan sorumluluklarının paylaştırılmasını da kaçınılmaz kılmaktadır.

Bu tespitten yola çıkarak; iki yılda bir toplanan Genel Kurulumuz ile iki yıl boyunca Genel Kurul yetkilerini kullanan Yönetim Kurulu arasında bir yer alacak şekilde Danışma Kurulunun Meclis niteliğine dönüştürülmesi hedeflenmektedir. 

2.6. YÖNETMELİKLER GENEL KURULU

48. Genel Kurulumuzun aldığı karar gereği; "Odamız işleyişini kurallara bağlayıp tarif eden tüm yönetmelik ve yönergelerin, günümüz ihtiyaç ve gelişmeleri çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi ve değişiklik gerektirdiği öngörülen yönetmeliklerin düzenlenerek Danışma Kurulunun da görüşü alınmak suretiyle gerekli değişiklikleri görüşmek için…" 2023 yılı Haziran-Temmuz ayları içerisinde Genel Kurulumuzun olağanüstü olarak toplantıya çağrılması planlanmaktadır.

Hazırlanan taslaklar Yönetim Kurulunun onayı ile Şube ve ilgili birimlerin görüşlerine sunulacak, gelen görüşler ışığında taslaklar yeniden şekillendirilip Danışma Kuruluna sunulacaktır. Daha sonra Genel Kurul toplanacak ve değişiklikleri veya yeni yönetmelikleri karara bağlayacaktır. 

2.7. İŞYERİ ÖRGÜTLENMESİ

Şube ve Temsilciliklerimizin en önemli örgütlenme araçlarından birisi olarak düşünülmektedir. Faaliyetlerimizin yaygınlaşması, üye katılımının artması, işyeri temsilciliğinin önemsenmesi geliştirilmesine bağlıdır.

TMMOB ve İMO ilkeleri çerçevesinde, kamu kurumlarında ve özel sektörde bu birimlerin yaygınlaştırılması için Şubeler teşvik edilecektir. 

2.8. YURT DIŞI KURULUŞLAR

Halihazırda üyesi olduğumuz Avrupa İnşaat Mühendisleri Konseyi (ECCE), Dünya İnşaat Mühendisleri Konseyi (WCCE) ve Akdeniz Ülkeleri Mühendislik Birliği ile ilişkilerimiz Odamız, mesleğimiz ve bütçemiz açısından yeniden değerlendirmeye tabi tutulacak ve üyelikten ayrılmak da dahil olmak üzere ilişki ve iş birliğinin düzeyine karar verilecektir. Ancak başta Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği ve Kıbrıs İnşaat Mühendisleri Odası olmak üzere diğer ülkelerin İnşaat Mühendisliği örgütleriyle ortak etkinlikler düzenlemenin ve iş birliğini geliştirmenin yolları aranacaktır. 

2.9. DANIŞMA KURULU VE ORTAK TOPLANTILAR

2.9.1. DANIŞMA KURULU TOPLANTILARI

1. Danışma Kurulu (Online Mayıs 2022): Çalışma Programı

2. Danışma Kurulu (Diyarbakır, Ekim 2022): Çalışmaların değerlendirilmesi

3. Danışma Kurulu (Bursa, Haziran 2023): Yönetmelikler

4. Danışma Kurulu (Ankara, Mart 2024): Genel Kurul görüşmeleri

2.9.2. YÖNETİM KURULU VE ŞUBE BAŞKANLARI ORTAK TOPLANTILARI:

 Olağanüstü toplantılar hariç olmak üzere 6 aylık periyotlarla

2.9.3. SAYMANLAR TOPLANTISI:

1. Toplantı: Haziran 2022(Online)

2. Toplantı: Ocak 2023(Online)

3. Toplantı: Ocak 2024(Online)

2.9.4. SEKRETERLER TOPLANTISI:

Yönetim Kurulu Sekreter üyesi, Genel Sekreter ve Yardımcıları, Şube Yönetim Kurulu Sekreter üyeleri ve Şube Sekreterlerinin katılımıyla olağanüstü toplantılar hariç 6 aylık periyotlarla,

2.9.5. YÖNETIM KURULU - DENETLEME KURULU ORTAK TOPLANTILARI:

Olağanüstü toplantılar hariç olmak üzere 6 aylık periyotlarla,

2.9.6. BÖLGE TOPLANTILARI:

Şube Yönetim Kurulu Üyeleri ve Temsilcilik Kurulu Üyelerinin de katılacağı,

Eskişehir, Ankara,Bursa, Konya

Sakarya, Tekirdağ, İstanbul, Balıkesir, Çanakkale, Kocaeli,

Denizli, Muğla, İzmir, Aydın, Uşak, Manisa, Antalya

Hatay, Mersin, Adana, Gaziantep, Diyarbakır

Trabzon,Van, Erzurum, Samsun

bölgesel toplantılar,

2.9.7. ŞUBE YÖNETİMLERİ İLE AYRI AYRI ODA YÖNETİM KURULU TOPLANTILARI:

Oda Yönetim Kurulu her Şube ile ayrı ayrı olmak üzere fiziki ya da online toplantılar

düzenlemeyi hedeflemektedir. 

2.10. BÜTÇE VE MALİ YAPIMIZ

Odamız ne yazık ki Türkiye Cumhuriyeti tarihinde yaşanmakta olan en derin ekonomik kriz ile karşılaşmış durumdadır. 48. Genel Kurulda kabul edilen 2022 Bütçesi daha şimdiden geçerliğini/gerçekçiliğini yitirmiş durumdadır. Giderlerimiz hızla ve katlanarak artarken gelirlerimiz için öngördüğümüz artış oranları, belge ve aidat ücretleri artan giderlerimizi karşılayamayacak durumdadır.

Bu durum kaçınılmaz olarak, Genel Kurulun vermiş olduğu yetki çerçevesinde 2022 yılının ikinci yarısı için bütçe revizyonunu gerekli kılmaktadır. Üye aidatlarının, belge ve hizmet ücretlerinin artırılması, giderlerin yeniden değerlendirilmesi zorunluluk halini almış durumdadır.  

Bu tablo karşısında masrafların azaltılması, giderlerin düşürülmesi gerekecek ve hatta bazı etkinliklerin (bu programda yer alanlar da dahil) ertelenmesi söz konusu olabilecektir. Diğer yandan asıl gelir kaynağımız olan üyelerimizin aidat ödeme oranlarını artırmamız, Odamız tarafından verilen belgelere yönelik talebin artmasını sağlamamız gerekmektedir. 

3-MESLEK ALANLARINA YÖNELİK ETKİNLİKLER

3.1.        KURUL VE KOMİSYONLAR

KURUL VE KOMİSYONLARIN ÇALIŞMA BİÇİM VE ESASLARI

a- Komisyonlar: Kuruluş amacı doğrultusunda hedeflenen çalışmaların tamamlanması süresince görev yapar.

b- Kurullar: Yönetim Kurulu dönemi boyunca görev yapar.

c- Kurul ve komisyonlar kendi içinde bir başkan ve bir raportör seçer. Kurul ve komisyonların sekreterya hizmetleri Oda tarafından verilir. Kurul ve Komisyonlar ayda en az bir kez toplanır (Bu kurallar periyodik yayınların Yayın Kurullarını kapsamaz).

-    Kurul ve komisyonlar kuruluş amaçları doğrultusunda yapacakları çalışmaların yanı sıra Yönetim Kurulu tarafından kendilerine havale edilen konuları öncelikli olarak inceler, kanaat belirtir ve görüş oluşturur.

-      Kurul ve Komisyonlar çalışmalarında, Şubelerin görüş ve katkılarının alınmasına özen gösterir.

-     Kurul ve komisyonların yapacağı çalışmalar, Yönetim Kurulunun konuya yönelik alacağı kararlara ve izleyeceği politikalara esas teşkil eder.

-      Kurul ve komisyonlar alt komisyonlar oluşturabilir ya da profesyonel hizmet almak için Yönetim Kuruluna başvurabilir. Yönetim Kurulu bu talepleri öncelikli olarak gündemine alır ve karara bağlar.

-      Kurul ve Komisyonlar çalışma konuları çerçevesinde seminer, forum, panel, çalıştay türü etkinlikleri düzenleyebilir.

d-  Kurul ve komisyonlar çalışma program ve takvimlerini kendileri tespit eder.

Çalışmaları için gerekli olan bütçeyi çıkarır ve ihtiyaç duyacakları ekipmanları tespit ederek Yönetim Kurulundan talep ederler. Yönetim Kurulu bu talepleri karşılamak amacıyla ve imkanlar dahilinde önceliği bu taleplere verir.

e- Bu ilke ve kurallar sadece merkezi düzeyde kurulan komisyonlar için geçerlidir. Odamız bünyesinde oluşturulacak bu kurullar, Ana Yönetmeliğin Yönetim Kuruluna vermiş olduğu yetki çerçevesinde kurulur.

Bu doğrultuda aşağıdaki kurul ve komisyonlar oluşturulacaktır; 

1-     Geoteknik Uzmanlık Kurulu

2-     Hidrolik ve Su Yapıları Uzmanlık Kurulu

3-     Kıyı-Deniz Uzmanlık Kurulu

4-     Ulaştırma Uzmanlık Kurulu

5-     Yapı Malzemeleri Uzmanlık Kurulu

6-     Yapı Uzmanlık Kurulu

7-     İnşaat Yönetimi Kurulu

8-     Afet Hazırlık Müdahale Kurulu

9-     Mesleki Değerlendirme Kurulu

10-   Meslek İçi Eğitim Kurulu

11-   Teknik Dergi Yayın Kurulu

12-   Türkiye Mühendislik Haberleri (TMH) Dergisi Yayın Kurulu

13-   Bilirkişilik Komisyonu

14-   İnşaat Mühendislerinin Çalışma Koşulları ve İstihdam Komisyonu

15-   İnşaat Mühendisliği Eğitimi Komisyonu

16-   İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Komisyonu

17-   Kadın İnşaat Mühendisleri Komisyonu

18-   Kentsel Altyapı ve Yapılaşma Komisyonu

19-   Yapı Denetim Komisyonu 

3.2.        MESLEKİ-BİLİMSEL ETKİNLİKLER

3.2.1     KONGRE VE SEMPOZYUMLAR

Gelenekselleşmiş ve yeni konular çerçevesinde yapılması düşünülen etkinlikler aşağıdaki gibidir. Aşağıda 1`inci ve 2`nci sırada belirtilmiş olanlar hariç olmak üzere belirtilen tüm kongre ve sempozyumlar Şubelerin organizasyonlarına talip olmaları halinde gerçekleştirilecektir. Bir etkinlik birden fazla Şube iş birliği içerisinde gerçekleştirilebilir.

Tüm bu etkinliklerin daha katılımcı ve daha çok insana ulaşması için aşağıdaki ilkeler benimsenmektedir.

A) Her kongre ve sempozyum sonunda mutlaka bir sonuç bildirisinin yayımlanması, sonuç bildirilerinin yürütme kurulları tarafından önceden hazırlanması ve forum halinde yapılacak olan son oturumda katılımcılarla birlikte tartışılması,

B)   Kongre ve sempozyumlarda gerçekleştirilen her oturumun birer seminere-konferansa dönüştürülerek diğer şubelere taşınması ve bu seminerlerin merkezi bir koordinasyon içinde etkinlik yürütme kurulları tarafından planlanması,

C)  Kongre ve sempozyumlardaki özgün nitelikli veya çağrılı bildirilerin/sunumların MİEK koordinasyonunda İMOSEM arşivine kazandırılması,

D) Kongre ve sempozyumlarda özgün mühendislik uygulamalarındaki deneyimlerin aktarılmasına özen gösterilmesi,

1-         18. Teknik Kongre ve Sergisi

2-         70. Yıl İnşaat Mühendisliği Kurultayı (II)

3-         Kıyı ve Deniz Mühendisliği Sempozyumu

4-         Çelik Yapılar Sempozyumu

5-         Köprüler Viyadükler Sempozyumu

6-         Mühendislikte Bilgisayar Uygulamaları Sempozyumu

7-         Yapılarda Güçlendirme Sempozyumu

8-         Trafik Mühendisliği Sempozyumu

9-         Geoteknik Sempozyumu

10-      İnşaat Yönetimi Sempozyumu

11-      Kentsel Altyapı Sempozyumu

12-      Taşkın-Heyelan-Çığ Sempozyumu

13-      Su ve Enerji Yapıları Sempozyumu

14-      Ulaştırma Kongresi

15-      Beton Kongresi

16-      Tarihi Eserlerin Güçlendirilmesi ve Geleceğe Güvenle Devri Sempozyumu

17-      Deprem Mühendisliği Konferansı

18-      İnşaat Sektörü Sempozyumu

19-      Yapılarda Kimyasal Katkılar Sempozyumu

20-      Tüneller Sempozyumu

21-      Yüksek Yapılar Sempozyumu

22-      İnşaat Mühendisliği Eğitimi Sempozyumu

23-      Prefabrik Sempozyumu 

3.2.2.    ÇALIŞTAYLAR

Aşağıda belirtilen çalıştaylar şubeler aracılığı ile tüm illerde yapılacak olup sonuçları ilgili kurullar tarafından ulusal ölçekli raporlara dönüştürülecektir. Çalıştayların formatları ve programı Oda merkezi tarafından belirlenecektir.

1-     Kent içi ulaşım ve trafik,

2-     Kentsel altyapı,

3-     Kentsel yapılaşma ve konut,

4-  İnşaat Mühendisliğinin Sorunları ve Geleceği (İnşaat Mühendisliği Kurultayının alt çalışması) 

3.3.        MESLEK İÇİ EĞİTİM

MİEK yönetmeliğin amaç maddesinde belirtildiği üzere, inşaat mühendislerinin, ülke ve toplum yararını ve mesleki etik değerleri gözeten bir anlayışla, mesleki alanlarıyla ilgili bilimsel, teknolojik gelişmeleri izlemeleri, ulusal ve uluslararası ölçekteki uygulamalara hakimiyet sağlamaları, yenilikleri kavrayacak ve özümseyecek bilgiye sahip olmaları, kişisel gelişimi süreklileştirecek olanakları kullanabilmeleri doğrultusunda sürekli mesleki eğitimlerine ilişkin usul ve esasları düzenlemek doğrultusunda çalışmalarını sürdürmektedir.

48. Dönemde bir önceki dönemde başarılı bir şekilde hayata geçirilen Sürekli Eğitim Merkezinin geliştirilmesine ve genişletilmesine odaklanacaktır. Güncel ve bilimsel bilgiyi, tüm üyelerimize eşit ve ekonomik biçimde yaymak hedeflenecektir.

Bugüne kadar 600`den fazla üyemizin katılım gösterdiği Şantiye Şefliği Temel Eğitimi için soru hazırlayıcılar ve sınav kurulu oluşturularak, eğitimi tamamlayanlar için başarı sınavı düzenlenecektir. Verilecek başarı belgesi ile, Şantiye Şefliği Temel Eğitimi çerçevesinde aktarılanlardan, yüksek düzeyde bilgiye sahip üyelerimizin belirlenmesi hedeflenecektir.

Sürekli Eğitim Merkezinin bugüne kadar sürdürdüğü kayıttan eğitimlere, uzaktan ve canlı eğitimler eklenecektir. Üye sayısı göreceli olarak çok olan Şubelerimizde düzenli olarak açılan eğitimleri, çevrimiçi ve canlı olarak düzenleyerek, tüm üyelerimize ulaşılmasına çaba gösterilecektir.

İnşaat mühendislerinin faaliyet gösterdiği uzmanlık alanlarında, ilgili kurul ve komisyonlarla eşgüdüm içinde eğitimler hazırlanacak ve üyelerimize sunulacaktır. 

3.4. MEVCUT YAPI PERFORMANS DEĞERLENDİRMESİ VE GÜÇLENDİRME PROJESİ ALANINDA ÇALIŞAN İTB VE SİM`LERİN İMO WEB SAYFALARINDA YAYIMLANMASI

47. Dönem içerisinde, kamuoyunun ihtiyaç duyduğu mevcut yapıların değerlendirilmesi ve güçlendirilmesi konularında faaliyet gösteren bilgi ve birikim sahibi inşaat mühendisleri ve firmaların tasnifi ve tanıtımını yapmak amacıyla başlatılan çalışma bu dönem hayata geçirilecektir.

Bu uygulama tamamen gönüllülük esasına göre işleyecektir. Bu alanda çalışan SİM ve İTB sahibi firmalar, talep ettikleri takdirde değerlendirmeye tabi tutulacak, değerlendirme kriterlerini yerine getiren SİM`lerin ve İTB`lerin isimleri web sayfalarında yayımlanacaktır. Değerlendirme yönteminin nasıl olacağı bir yönerge ile belirlenecek olup, uygulama deneyimli meslektaşlarımızdan oluşturulacak yeni bir kurul aracılığı ile yapılacaktır. 

3.5.        YAYINLAR

Teknik Güç: 1972 yılında yayın hayatına başlayan ancak 1980 darbesi ile ara vermek zorunda kalan Teknik Güç, gazete formatıyla 2003 yılından itibaren yeniden yayına başlamış, 2012 yılından itibaren ise elektronik ortamda okurlarıyla buluşmaya devam etmiştir.

Çağımızda iletişim ve haberleşme araçlarının çeşitlenmesi, bizlere, üyeye ve kamuoyuna yönelik haber ve mesajlarımızın daha kolay ve hızlı verebilmemizi sağlayacak imkanlar sunmaktadır. Bu çerçevede Teknik Güç`ün günlük haber ve yorum gazeteciliği yapan Web haber portalına dönüştürülmesi hedeflenmektedir.

Türkiye Mühendislik Haberleri: 1955`ten bu yana 65 yıllık kesintisiz yayın hayatıyla Türkiye`nin en eski periyodik yayını olan Türkiye Mühendislik Haberleri Dergisi, bu dönem dahilinde de geliştirilip yaygınlaştırılması ve okunurluğunun artırılması için gerekli tedbirler alınacak, yeni ve çağdaş gelişmeleri, mühendislik haberlerini üyelerimize aktarmaya devam edecektir.

Teknik Dergi: 1972 yılında bilimsel ve teknik içerikli yazıların yayımlandığı bir yayın organı olan "Teknik Bülten" uzunca bir aradan sonra 1990 yılından itibaren yeni bir formatla "Teknik Dergi" adı altında yayın hayatına devam etmektedir. Uluslararası tanınırlığı bulunan ve inşaat mühendisliği alanında İngilizce ve Türkçe yayın yapan hakemli tek dergi olan Teknik Derginin yayınlarına devam etmesi desteklenecektir.

E-Bülten: E-bülten 7 günlük periyotlarıyla Oda Merkezi ve şubelerinden haber vermeye devam edecektir.

Şube Bültenleri: Ekonomik koşullar nedeniyle, şubelerin basılı bülten çıkarıp dağıtımını yapmakta zorlanacağı düşünülmektedir. Dolayısıyla 48. Dönem içerisinde şube bültenlerinin şube e-bültenlerine dönüştürülmesi teşvik edilecektir.

genç-İMO Bülteni:  Öğrenci üyelerin iletişim ve haberleşme araçlarından biri olan genç-İMO bülteni elektronik ortamda faaliyetlerini sürdürmesi doğrultusunda desteklenecektir.

Özgün Kitaplar ve Çeviriler: Gündeme ve tespit edilen ihtiyaçlara uygun olarak, özellikle, ileri hesap teknikleri, performans temelli tasarım teknikleri, güçlendirme ve onarım teknikleri konularını içeren telif kitaplar ve çeviriler yayımlanacaktır.

E-kütüphane: Üyelerimizin yapacağı araştırmalarda Odamız arşivine web sayfası üzerinden kolay ve rahat ulaşabilmesi için gerekli çalışmalar yapılacaktır.

Sektör Raporları: İnşaat sektörü ve bileşenlerine yönelik belirli periyotlarda çıkarılacak raporlarla üyelerimiz ve kamuoyunun aydınlatılması hedeflenmektedir.


Okunma Sayısı: 70

Tüm Haberler »

Sayfayı Yazdır

   

Key Yazılım Çözümleri A.Ş.